Dil ve edebiyat, kültürün en önemli öğeleri hakkında konuş.
Bu konuda, en başta sanat eserlerinin nitelikleri ve bir yapıtı sanat eseri yapan temel olgular tartışılır. Bununla beraber, sürrealizm gibi insan eliyle ortaya konan akımların sanatsal değeri irdelenir ve insanlık tarihindeki onca gelişmeye rağmen edebiyat estetiğinin nasıl ve neden mevcut noktaya geldiği değerlendirilir.
Ardından, bir eseri eser yapan unsurun "yazarın insan olması" mı olduğu, yoksa yapay zekânın da (aynı sonucu çıkarmak şartıyla) edebi bir eser yazıp yazamayacağı konusu ele alınır. Yüzyıllar boyunca edebi eserler insan eliyle yazılmışken, günümüzde neden yapay zekâya karşı bir istek veya ihtiyaç duyulduğu sorgulanır. Daha sonra yapay zekânın edebi eserleri yorumlamada bir araç olarak kullanılıp kullanılamayacağı tartışılır. Son olarak, yapay zekâ tarafından üretilen sanatsal bir eser ile sürrealist bir yöntemle kaleme alınmış insan yapımı bir eser, sanatsal değer açısından kıyaslanır.
Bu konuda, tarihsel süreçte edebiyatın insanlara, düşünce yapılarına ve devrimlere olan etkileri üzerine konuşulur; ardından bu durumun modern dünyadaki konumu üzerinde durulur ve mevcut sorunlara dair çözümler aranır. Edebiyatın yalnızca kitaplarla veya yazılı kaynaklarla sınırlı olup olmadığı ve başka nelerin de edebiyat kapsamına girebileceği tartışılır.Ayrıca metinlerarasılık yönteminin edebiyat üzerindeki sonuçları ve bu yöntemin özgünlüğe olan etkisi üzerine değerlendirmeler yapılır. Son olarak, edebiyatın günümüzde toplumsal bir yeniden inşada nasıl kullanılabileceği tartışılır.
Bu konuda, dildeki değişimlerin toplumun düşünme biçimini tek tipleştirmesi ve kültürel kimliğe etkileri tartışılır. Küreselleşme ve dijitalleşme ile Türkçenin emojilere, kısaltmalara indirgenmesinin tefekkür yeteneği üzerindeki sonuçları ele alınır. Yabancı kelimelerin anlamsal derinliği yok etmesi bağlamında, "dilini kaybeden milletin herşeyini kaybedeceği" tezi gerekçelendirilir. Gençlerin yeni dil kullanımının kuşaklararası bağa etkisi irdelenir.
Harf İnkılabı sonrası edebiyatın odağının yüksek zümreden; Kurtuluş Savaşı'nın izlerini taşıyan Anadolu, köylü ve milli meseleler eksenine kayışı analiz edilir. Divan estetiğinin yerini Cumhuriyet dönemi edebiyatına bırakmasının tarihsel nedenleri üzerinde durulur. Son olarak, devlet eliyle gerçekleşen iradi Harf İnkılabı değişimi ile günümüzde irade dışı gelişen dilsel "yozlaşma" olgusu kıyaslanır.
PDF · Edebiyat Komitesi · 2026