İnsanın muazzam zihnini ve psikolojisini incele.
Dijitalleşen dünyada sosyal medya, algoritmik yapılar ve yapay zekâ teknolojilerinin insan psikolojisi üzerindeki çok boyutlu etkileri sorgulanmaktadır. Sosyal medyadaki ödül-ceza mekanizmalarının kimlik inşasına etkisi, ideal ve gerçek benlik arasındaki çatışma ile dijital etkileşimlerdeki empati kaybı ve siber zorbalık gibi olgular, modern bireyin davranış kalıplarını dönüştüren temel unsurlar olarak irdelenir. Algoritmaların yarattığı "filtre balonları"nın farklı fikirlere tahammülsüzlüğü körüklemesi ve teknolojinin hızlı erişim alışkanlıkları üzerinden bilişsel kapasitemizi nasıl yeniden şekillendirdiği çözümlenir.
Yapay zekâ ile kurulan "steril" ilişkilerin, gerçek insan etkileşiminin getirdiği çatışma ve sorumluluklardan kaçınma arzusuyla nasıl birleştiği; antropomorfizm ve VR kaynaklı derealizasyon hissi üzerinden tartışılır. Müzik-psikoloji ilişkisi bağlamında ise, ses frekanslarının nöropsikolojik yansımaları ve bu yollarla birey veya toplumların yönlendirilme potansiyeli; hem teknolojik hem de biyolojik sınırlarımız açısından analiz edilir. Sonuç olarak, teknolojinin insan doğasını suistimal eden mekanizmaları karşısında alınabilecek önlemler, bireyin ruh sağlığını koruyan ve dijital çağda özgün bir kimlik inşasını destekleyen stratejik bir perspektifle değerlendirilir.
Sosyal çevreden edinilen davranış kalıplarının birey üzerindeki biçimlendirici etkisi; öğrenilmiş eylemlerin ve bağımlılıkların, nöroplastisite ve bilişsel yeniden yapılandırma yöntemleriyle ne ölçüde değiştirilebileceği ekseninde sorgulanır. Bireyin yoğun aidiyet arayışının, kendi ahlaki değerlerini grup dinamikleri uğruna feda etmesine yol açan psikososyal mekanizmalar; popüler kültür ve dizi dünyasının şiddet eğilimli karakterleri "güçlü" ve "hayranlık uyandırıcı" bir estetikle sunmasının bu süreçteki meşrulaştırıcı etkisiyle birlikte irdelenir. Medya temsilleri ile toplumsal normların kesişim noktasında, "suça sürüklenen çocuk" kavramı; aile, çevre ve medya unsurlarının oluşturduğu hatalı modellemeler ve bu modellemelerin bireyin etik pusulasını bozması bağlamında derinlemesine tartışılır.
Ergenlik döneminde prefrontal korteksin gelişim sürecine bağlı olarak bireylerin uzun vadeli sonuçları öngörmeden hareket etmesinin nedenleri ve bu durumun toplumsal sonuçları sorgulanır. Yetişkin beynine göre ödül mekanizmaları daha hassas olan ergen beyninin; sosyal medya, ticaret ve çeşitli ideolojik yapılar tarafından bir "suistimal alanı" olarak kullanılması irdelenir. Bu durumun, gençlerin özgür iradesine ve gelişim süreçlerine bir "müdahale" teşkil edip etmediği; gençlerin psikolojik kırılganlıklarının kurumsal çıkarlar uğruna sömürülmesinin etik boyutu ve bu müdahalelere karşı alınabilecek koruyucu önlemler ekseninde tartışılır.
PDF · Psikoloji Komitesi · 2026