Kadıköy Düşünce Çalıştayı · Komite

Sosyoloji Komitesi

Toplulukların problemlerine çözüm ara.

İçerik

Komite Konuları

01 Yeni Dünyada kültürün topluma yansıması ve küreselleşme problemi

Küreselleşme, Batılılaşma ve Amerikanlaşma kavramlarının birbirinden ayrışan dinamikleri ile bu süreçlerin toplumların özgün "asabiyet" yapısı üzerindeki dönüştürücü etkileri; küresel tektipleşmenin yerel kültür hafızasını aşındırması bağlamında sorgulanır. Kültürel bir kimlik kaybının toplumu yön duygusundan mahrum bir "mecnun" haline getirebileceği tezi üzerinden; teknoloji devlerinin algoritmik dayatmaları ile devletlerin kendi kültürel egemenlikleri arasındaki güç mücadelesi irdelenir. "Hız ve haz" kültürünün saygı, sabır ve vefa gibi kadim kavramları tasfiye etmesi; genç nesillerin kültürel kodlarını aile ve toplum yerine küresel dijital platformlardan edinmesinin toplumsal süreklilik üzerindeki yapısal etkileri analiz edilir. Türkiye özelinde bu süreçlerin sekülerleşme ile ilişkisi ve geleneksel değerlerin "gericilik" olarak etiketlenerek marjinalleştirilmesi; toplumların kendi dinamiklerini koruma kapasiteleri ile küresel dayatmalar arasındaki gerilim ekseninde kapsamlı bir şekilde tartışılır.

  • Yeni dünyada küreselleşme probleminin kaynağının ve öznelerinin tespit edilmesi.
  • Küreselleşmenin kaynağından çıkan tehdit tam olarak nedir?
  • Küreselleşme ve tektipleşmenin toplumların asabiyetine etkisi.
  • Batılılaşma, Amerikanlaşma ve Küreselleşme kavramları arasındaki fark nedir?
  • "Kültür, bir milletin hafızasıdır. Hafızasını kaybeden millet, ne yaptığını ve nereye gittiğini bilmeyen bir mecnuna döner." söyleminin gerekçesi.
  • Teknoloji devlerinin algoritmalar aracılığı ile dayattığı küresel kültürün tesiri ve devletlerin kendi kültürlerinin tesirinin kıyası, kıyas sonucunun sebepleri.
  • Saygı, sabır ve vefa gibi kavramlar küresel "hız ve haz" kültüründe ne hale geldi?
  • Tarihte ilk kez genç neslin kültürel kodlarını ailesinden ve içinde yaşadığı toplumdan değil de küreselleşmenin dayattığı kültürel anlayıştan alması toplumların sürekliliğini ve ömrünü nasıl etkiler?
  • Küreselleşme ile Türkiye’deki sekülerleşme ilişkisi.
  • Geleneksel Türk-İslam kültürünün gericilik olarak lanse edilmesi nasıl sağlanıyor ve bunun sonuçları neler?
  • Toplumların kendi kültürlerinin kendi dinamiklerine tesirinde yaşanan değişim.
02 İnsani Krizler ve savaşların toplumlara etkileri

İnsani krizlerin ve savaş ortamlarının bir toplumun kolektif bilinci ve varlığı üzerindeki dönüştürücü etkileri; savaş toplumu, soykırıma maruz kalmış toplum ve görece huzurlu toplumlar arasındaki sosyolojik kırılmalar ekseninde sorgulanır. Özellikle savaşın veya soykırımın bir bölgedeki varlığının, dış dünya ve uluslararası kamuoyu nezdinde uyandırdığı tepki farkları; yaşanan bu ağır travmaların kadın, erkek ve çocuk rollerini yeniden tanımlama biçimi ile toplumsal yapıdaki kalıcı değişimler irdelenir. Mağduriyetin nesiller arası aktarımı, ağır travmaların torunların kimlik inşasında oynadığı rol ve bu süreçlerin toplumun birlik duygusu üzerindeki etkisi; tarihsel örnekler ve güncel krizler bağlamında analiz edilir. Son olarak, toplumu bir arada tutan temel değerlerin ve "asabiyet" kavramının, varoluşsal tehditlere karşı bir savunma mekanizması olarak nasıl işlev gördüğü ve bu değerlerin kriz anlarında nasıl dönüştüğü kapsamlı bir şekilde tartışılır.

  • İnsani krizlerin ve savaşların yaşandıkları coğrafyada toplumsal varlığa ve bilince etkisi, bu etkilerin farkları.
  • Soykırıma uğrayan bir toplum, savaş toplumu ve normal bir toplum arasındaki fark (güncel dünyadan örnek ile inceleme).
  • İnsani krizlerin ve savaşların toplum gözündeki yeri.
  • Bir bölgede savaş oluğunu bilmek ile bir bölgede soykırım olduğunu bilmenin dış toplumlar nezdinde etki ve tepki farkları.
  • Savaşın kadın, erkek ve çocuk rollerini nasıl değiştirir, bu değişim toplumsal yapıyı gelecekte nasıl şekillendirir?
  • Bir toplumun yaşadığı soykırım veya ağır savaş travması, torunlarının kimlik inşasında nasıl bir rol oynar? Mağduriyetin bir toplumun birlikteliğine etkisi.
  • Toplumu oluşturan değerlerin ve asabiyetin tehditlere karşılık verme ve varlığını korumadaki yeri.
03 Türkiye'de şeriat ve laiklik kavramlarının toplumdaki tezahürü ve topluma etkisi

Türkiye’de laiklik ve şeriat kavramlarının tarihsel, hukuki ve toplumsal bağlamlarından koparılarak birbirine zıt iki uç kutup gibi konumlandırılması; bu kavramların bir kesim tarafından "adalet ve inanç temelli bir nizam", diğer kesim tarafından ise "baskıcı bir rejim" olarak algılanmasındaki derin makas ekseninde sorgulanır. Laikliğin hem din ve vicdan özgürlüğünün bir teminatı olarak görülmesi hem de dindarlığa yönelik bir kısıtlama aracı olarak algılanması süreci; başörtüsü ve kılık kıyafet gibi sembollerin birer ideolojik çatışma cephesi haline gelmesinin toplumsal sonuçları üzerinden irdelenir. Siyasi dilde ve dijital dünyada üretilen "yobaz", "gerici" veya "din düşmanı" gibi ötekileştirici yaftaların, toplumsal hoşgörüyü nasıl aşındırdığı ve kutuplaşmayı derinleştirdiği analiz edilir. Son olarak, genç nesillerin bu kavramlarla kurduğu sorunlu ilişki, kavramların akademik gerçekliğinden uzaklaştırılmasının yarattığı bilgi kirliliği ve bu süreçlerin ortak bir gelecek vizyonu kurmanın önündeki engeller konuşulur. Laikliği ve şeriatı doğru ve dengeli bir zeminde tartışabilecek toplumsal bir dilin nasıl inşa edilebileceği tartışılır.

  • Laiklik ve şeriat kavramlarının Türk toplumundaki yansıması ve bunun doğurduğu etkiler
  • 📌 Türkiye'de şeriat denildiğinde bir kesimin anladığı adalet ve inanç sistemiyle diğer kesimin anladığı baskıcı rejim ve ceza hukuku arasındaki makas neden bu kadar geniş?
  • 📌 Laiklik, bir kesim için din ve vicdan özgürlüğünün güvencesiyken; neden bir başka kesim tarafından dindarlığa yönelik bir baskı aracı olarak görülüyor?
  • 📌 Başörtüsü veya kılık kıyafet gibi sembollerin, bu iki kavram arasındaki ideolojik çatışmada birer cephe haline getirilmesinin sonuçları neler oldu.
  • Şeriat ve laiklik tartışmalarının sağ-sol veya muhafazakâr-seküler ayrımını derinleştirmesinin toplumsal sonuçları neler?
  • Toplumun iki yarısının, birbirinin değerlerini tehdit olarak görmesi durumunun ortak bir gelecek vizyonu kurulmasına etkileri neler?
  • Dijital dünyada ve siyasi dilde bu kavramlar üzerinden üretilen "gerici", "yobaz" veya "din düşmanı" gibi yaftaların sonuçları ve toplumsal hoşgörüye etkileri nelerdir?
  • Şeriat kavramının siyasi krizlerle veya figürlerle özdeşleştirilmesi, genç nesillerin düşünce yapılarını nasıl etkiliyor?
  • Kavramların akademik ve tarihsel gerçekliklerinden koparılarak topluma yanlış lanse edilmesi toplumsal birlikteliği ve kavramlara olan bakışı nasıl etkiliyor?
  • Laikliği "dinle barışık", inancı ise doğru ve dengeli bir zeminde tartışabilecek toplumsal bir dil nasıl inşa edilebilir?
  • Şeriat laiklik tartışmalarından sonuç elde etme imkanı var mıdır?
04 Toplumu Bir Arada Tutan Değerler

Türkiye’de toplumsal dokuyu ayakta tutan değerler; "asabiyet" kavramının tarihsel ve sosyolojik çerçevesi üzerinden sorgulanır. Siyasi partiler, futbol taraftarlığı ve mahalle kültürü gibi modern aidiyetlerin asabiyet üzerindeki dönüştürücü etkileri; geleneksel mukaddesat algısının, dini bayramların ve taziye kültürünün toplumun ortak refleks geliştirmesindeki payı ile birlikte irdelenir. Milli kimlik ve tarih bilincinin birleştirici gücü ile aile yapısının temel bir sosyal taşıyıcı olarak önemi; Türkiye ve Batı toplumları arasındaki yapısal farklar bağlamında analiz edilir. Öte yandan, kayırmacılık olgusunun asabiyet kavramıyla ilişkisi, toplumsal birlikteliği bozucu etkileri ve hukuk önünde eşitlik gibi rasyonel kuralların, duygusal ve kültürel bağların zayıfladığı bir dünyada toplumu bir arada tutmaya yetip yetmeyeceği; huzur ve kriz zamanlarındaki toplumsal tepki farkları temelinde kapsamlı bir şekilde tartışılır.

  • Günümüzde toplumu bir arada tutan değerler ve Türkiye’de asabiyet.
  • Siyasi partiler, futbol takımları ve mahalle kültürlerinin asabiyete etkisi.
  • Türkiye’de dayanışma ve asabiyetin ortak bir problem varken durumu ve barış zamanında durumu ve bu durumun sebepleri.
  • Günümüzde dini bayramların, taziye kültürünün ve "mukaddesat" algısının toplumsal birleşmeye etkisi.
  • Milli kimlik ve tarih bilincine sahip olmanın toplumsal birlikteliği sağlamadaki rolü.
  • Aile yapısının toplumu bir arada tutmadaki önemi.
  • Türkiye’de ve Batı’da aile yapısının vaziyetine bağlı toplumsal yapı taşı olma durumu.
  • Kayırmacılık kavramsal olarak asabiyet içerisine girer mi? Toplumsal birlikteliğe etkisi.
  • Asabiyet ve toplumsal birliktelik kavramları arasındaki ilişki.
  • Kültürel ve duygusal bağların zayıfladığı bir dünyada, sadece hukuk önünde eşitlik ve ortak yaşam kuralları gibi sistematik şeyler bir toplumu bir arada tutmaya yeter mi? Bu kapsamda yapılması gerekenler.

Komite Rehberi

PDF · Sosyoloji Komitesi · 2026

📖   Rehberi Aç